Büyük İskender (Çeviri)

Makedonya kralı Büyük İskender (M.Ö. 356- M.Ö. 323), Kral II. Philip ve Kraliçe Olympia’nın oğlu olarak doğdu. Aristo tarafından eğitilen İskender, 18 yaşında Makedonların elit süvari birliği Companionların kontrolünü eline aldı ve Chaeronea Savaşı’nda babasının Atina ve Theba ordularını yenmesine yardımcı oldu. Babasının ölümünden sonra, İskender, Makedon ordusunun desteğini aldı ve kral ve Corint Birliği’nin lideri olmasına karşı çıkanları etkisiz hale getirdi. İskender daha sonra Mısır ve İran’ı fethetmek için yola çıktı, imparatorluğu Akdeniz’den Hindistan sınırlarına kadar uzanıyordu. Henüz 32 yaşındayken sıtmadan öldüğünde, tarihin gördüğü en görkemli askeri liderlerden ve en güçlü yöneticilerden biri sayılıyordu.

18 yaşında süvari kumandanı, 20 yaşında kral, 26 yaşında Pers İmparatorluğu’nun fatihi, 30 yaşında ise Hindistan sınırının kâşifi olan İskender, 33. yaş gününden önce ölmüştü. Ne antik ne de modern kaynaklar bu görkemli liderin gençliği hakkında yeterli bilgi barındırmaz. Bu kasırga gibi fetihlerin kalıcı sonuçları nelerdi?

Biliyor muydunuz?

Büyük İskender’in mezarı Antik Çağ’ın en çok ziyaret edilen turizm noktalarından biriydi. Pompey, Caesar, Caligula gibi Roma İmparatorları saygılarını göstermek için İskenderiye’ye gitti. Augustus o kadar kendinden geçmişti ki ziyareti sırasında çelenk asarken yanlışlıkla İskender’in mumyasının burnunu koparmıştı.

İskender’in Pers İmparatorluğu’nu yenmesi, Yunan yerleşmelerinin Asya’nın içine yayılmasını engelleyen seti ortadan kaldırmıştı. Her ne kadar elimizdeki belgeler Büyük İskender’in kendisinin bir Helenizasyon sürecini desteklediği göstermese de Yunan kültürü Batı Asya’ya sızmıştı.  Büyük İskender’in fetihlerinin bir sonucu olarak Mezopotamya sınırına kadar Batı Asya ilk defa Yunan dünyasına katılmıştı. Bu kasıtsız olsa da İskender’in en kesin tarihi başarısıydı.

İskender’in askeri dehası ise tartışmasız. İskender babasından aldığı güçlü orduyu, müttefik güçleri katarak geliştirdi. Süvari silahlarını güçlendirdi. Silah uzmanlarından istifade etti ve bir mühendis birliği görevlendirdi. O hem meydan savaşlarında hem şehir kuşatmalarında yenilmezdi. Askeri manevralarının hızı dikkate değerdi; lojistik, enformasyon ve iletişim operasyonları kusursuzdu ve rakipsiz bir doğaçlama yeteneği vardı. Fakat yine de strateji konusunda oldukça dikkatliydi. Asya kıtasını direk fethetmeye yeltenmek yerine, Pers donanmasından gelecek saldırıları sağlama almak için iki yılını Küçük Asya’nın ve Levant bölgesinin sahil bölgelerinin güvenliğini sağlamakla geçirdi. Mezopotamya ve Iran platosuna girmeden önce azar azar Pers İmparatorluğu’nun batı kısımlarını zayıflattı.

İlerlemesi boyunca sadece üç aksilik yaşadı. Hindistan sınırına vardıklarında subayları daha doğuya gitmeyi reddettiler ve İskender Babil’e döndüğünde, Makedonyalı birlikler Asyalı birliklere rütbe verildiği için ayaklandılar. Üçüncü olay ise Hindistan’dan İran Körfezi’ne dönüş yolunda, Mekran Çölü’nde, hiçbir düşman ordusunun yapamayacağı şekilde, su ve gıda eksikliğinden dolayı yaşanan korkunç asker kaybıydı.

İskender’in fetihleri bir efsane yarattı; bu efsane tüm diğer liderlerin kendi kariyerlerini ölçeceği bir standart haline geldi. Krallar, imparatorlar ve generaller İskender’in efsanesi ile yarışamayacaklarını anladılar ve ona öykünmeye başladılar -Büyük Antiochus, Büyük Pompey, Nero, Caracalla, Severus Alexander ve Şarlman bunlardan bazıları idi- ve başarının İskender’in kariyeri ile benzeştirilmesi modern zamanlara kadar devam etti.

Fakat, tarihteki tartışmasız en ünlü seküler figür olan, kendi zamanında az takdir edilmişti. Karakteri hakkında yetersiz detaylara sahip olsak da etkileyici bir lider ve kişisel olarak oldukça cesur bir asker olduğuna şüphe yoktu. Kendisine karşı çıkanlara acımasız -kendi subaylarına bile-, fakat cesaret ve yetenek gösteren herkese karşı da dürüst ve adildi.  Büyük ihtimalle, sıklıkla aşırı miktarda şarap içtiği zaman ortaya çıkan karşı konulmaz bir hırs ve kontrolsüz bir öfkeden çok çekiyordu. Yunan uyrukları arasında sıklıkla küçümsenirdi. Bu insanların tutumları belki de en iyi şekilde İskender’in ölümü haber verilince Atinalı bir konuşmacının yaptığı yorumla özetlenebilir; ‘’Ne? İskender öldü mü? İmkânsız! Şimdi bütün dünya onun cesedi kokacak!’’ Son olarak, onun başarıları kendi kişisel hırslarına bağlı büyük bir macera gibi görünüyor- kendi hatırına fetih.

 

Kaynak: http://www.history.com/topics/ancient-history/alexander-the-great

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s