Zorba ve Hayatın Anlamı

Nikos Kazancakis’in Zorba isimli kitabında okuduğum her satır gözümün önünde bir pencere açar; Akdeniz’in maviliği alabildiğine, güneş batıyordur ve batarken turuncuya boyuyordur bütün gökyüzünü, geceyle olan savaşını kaybetmek istemezcesine, ilerde bir sandal zamanın içinde değil, hayır sadece bir anın, şimdinin içinde, geçmişle geleceği belirleyen o sınırda -kim bilir Aristoteles de bir denizin kıyısında bekleyip varmıştır bu kanıya!- bir o yana bir bu yana salınmaktadır. Sandalın içindeki beyaz sakallı yüzü güneşte kavrulmuş ihtiyar hafif bir tebessümle bakmaktadır, geçmişe ve meçhul geleceğe… Zorba değil bu, Kazancakis’in Zorba’sı kel ve palabıyıklıdır, benim ihtiyarım ise aynı Zorba gibi çok görmüş geçirmiştir gerçi ama farklıdır ondan. Sevdikleri, yaşanmışlıkları, düşündükleri, ve bu hayatla verdiği mücadele yüzünün derin hatlarından okunmaktadır.

”Bu dünyada her şeyin gizli bir anlamı var,” diye düşündüm. ”Her şey, insanlar, hayvanlar, ağaçlar ve yıldızlar hiyerogliftir. Onları heceleyip ne dediklerini anlayacak kişiye ne mutlu! Onlara baktığın anda bir şey anlamazsın; onların gerçek insan, hayvan, ağaç, yıldız olduklarını sanırsın; ancak çok ilerde, yıllarca sonra anlayacaksın!”

İlkbahar sabahı düşen yağmur damlalarının sesini bir başka satır fısıldayabilir her an kulağıma, ben de sabah üşengeçliği ile pencerenin kenarına oturup bu hayatı, bu muazzam gökyüzünü ve yeryüzünü sorgulayan saf, inatçı ve meraklı okurumdur.

”Ben mi? Ne yapacağım? Katıra baktım; senin de dikkatini çekmedi mi patron?”
”Ne?”
”Şey işte, dünyada katırların bulunması!” -181

Sıcacık ve taptaze ekmek nasıl dağılırsa ağızda, öyle hazmediyorsunuz cümleleri.. Öyle güzel, öyle somut, öyle içinizde, öyle gerçek. Ve şarap nasıl ilerliyorsa bedeninizin içinde öyle özümsüyorsunuz kelimelerin birbiriyle yaptığı birlikteliği.

Bu insandı; Tanrı, öpsün diye elini uzattı ona, ama insan, bıyığını burarak dedi ki: ”Yol ver be moruk, geçeyim!” -182

Kazancakis, bu hayatta onu en çok etkileyen isimleri şöyle sıralar: Homeros, Buddha, Bergson, Nietzche ve Zorba. Hepsi bir yana ama Zorba ona hayatı sevmeyi ve ölümden korkmamayı öğretmiştir. Gerçekten de bütün hayatı kitaplara sığdırmaya çalışan bir insanın, tesadüf eseri  karşılaştığı, sevincini, duygu patlamalarını dans ederek ifade eden, hiçbir şeyi değil ama sadece santurunu yanında taşıyan, ona biricik bir anlam atfeden Zorba’dan etkilenmemesi mümkün müdür? Okuyucu mutlaka kendine dair bir şeyler bulacaktır bu romanda. Zaten Zorba da adeta post-modern insanın okumamış ama ayak bulmuş bir manifestosu gibidir. Fakat, en az Zorba kadar anlatıcı da etkilemiştir beni bu kitapta. Olaylara karşı soğukkanlılığı, anlam arayışı ve sabrı bana Orhan Pamuk’un şair Ka’sını anımsattı. Şair Ka da bu hayatın içinde değil dışında olmayı tercih eder, hayattaki her detaydan bir anlam çıkarmaya çalışır. Zorba da, Şair Ka da, anlatıcı da bu hayattaki ufak detaylara dünyalar atfeder. Ne güzeldir sevdiğinin saçının bir teli Şair Ka için ve kelimelerin kağıt üzerindeki dansı kitap kurdu anlatıcı için, Zorba içinse ne güzeldir ”dünyada katırların bulunması!”

Sustu, biraz sonra, ”Bu dünyada iyi olan ne varsa, hepsi şeytanın icadıdır,” dedi. ”Güzel kadın, ilkbahar, şarap… Bunları şeytan icat etti; Tanrı da keşişleri, oruçları, ada çayını ve çirkin kadınları yarattı. Yok olasıcalar.”  -244

Çocukluğumda, ”köyden” dönerken, deniz kenarındaki yolda kıvrılan arabanın camından denize baktığım zamanları hatırladım, kitabı bırakıp da nefeslendiğim bir zaman. Eğer o gün şanslı isem erken dönerdik ve yol boyunca gökyüzünü turuncuya boyayarak batan güneşi ve Zorba’nın da Kazancakis’in de baktığı denizi, Akdeniz’i izlerdim. Eğer şanslı değilsem güneş batmış olurdu ve sanki birazdan deniz kenarındaki dağlardan veyahut denizden ecinniler çıkacakmış gibi korkuyla köşeme kıvrılırdım, ama yine de gözlerimi alamazdım -eğer uyumuyorsam. Zorba gibi düşünürdüm çocuk aklımla; ”Allahım nedir bu sır? Bu güneş, bu gökyüzü, bu mavi deniz, bu beni korkutan, içine çeken derin karanlık,” ve en önemlisi, ”Kimdim ben?” Önümde annem,babam; yanımda kardeşlerim tuhaf bir utanç duyardım. Kaynağını çözemezdim bu utancın. Araba ilerlerken, kendi düşüncelerimizin bizi nasıl da birbirimizden ayırdığını korkuyla fark ederdim. Herkes kendi dünyasını çizerdi o sessiz yol boyunca. Herkesten kopmamın, ruhumun Allah, din, evren sorularıyla savaşının utancıydı bu belki de.

Ne makine şu insan be! İçine ekmek, şarap, balık, turp koyuyorsun; iç çekmeler, gülüşler ve düşler çıkıyor. İmalathane! Sanırım beynimin içinde konuşan bir sinema var. -287

Batan güneş bana acı bir tat verirdi bir de. Ağza yayılan, dilimin ucunda konuşlanan somut bir acı; yine battı güneş, bir gün daha gitti ömrümden, ömrümüzden. Peki ya ben kimim?

Sevdalarla dolu bütün o hayat, acılarla dolu bütün o hayat, ah yüce tanrım, yoksa bir saniyelik bir şey miydi? -293

Bu kitabı mutlaka okuyun. Toplumsal ilişkiler, kadın-erkek ilişkileri, kasaba yaşamı, din, millet, okumak ve yaşamak ikilemi gibi pek çok konuya değiniyor yazar. ”Yaşamak nedir, mutluluk nedir, nedir bu hayatın anlamı,” gibi sorulara cevap alamazsınız muhakkak ama bu soruların ekseninde sizi zenginleştireceği kesin bu kitabın. İnsan olmaya, bir ağacın her bir yaprağını severcesine bu hayatı yaşamaya dair çok şey bulabilirsiniz bunun yanında.

Gerçek mutluluk budur: hiçbir yükselme tutkun olmadan bütün o tutkulu olduğun yüksekliklere erişmişsin gibi köpekcesine çalışmak. İnsanlardan uzak yaşayıp onları sevmek ve onlara gereksinme duymamak.  -144

Her halükarda keşke diyor okuyucu; Kazancakis, Zorba, ve ben bir oturup iki lafın belini kırabilseydik keşke, savaşsaydık zihnimizin içindeki sorularla, dalgaları dinleyip şarabımızı yudumlasaydık ve iç çekseydik hep beraber!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s